1

Konu: İz Sürücülerin Gizemi: Gözler ve Sözler

Her ne kadar çelişkili görünse de, gözlerin gündelik hayatla sadece yüzeysel bir ilgisi vardır. Daha derinde olansa, soyutla olan bağlantılarıdır.

Kendine acımanın olmadığı yer, acımasızlığın yanı başındadır. Acımasızlık, birleşim noktasının özel bir konumu olarak, kendini büyücülerin gözlerinde gösterir. Bu, gözlerdeki parıltılı bir tabaka gibidir. Birleşim noktası, kendine acımanın olmadığı yere hareket ettiğinde, gözler parlamaya başlar. Büyücülerin gözleri çok parlaktır. Büyücü ne kadar acımasızsa, parıltı da o kadar yoğundur.

Acımasızlık, bir büyücünün gözlerini parlatır ve bu parlaklık da niyeti çağırır. Büyücülerin gözlerinin kendi belleği olduğundan, büyücüler, birleşim noktasının herhangi bir konumunu hatıra getirme işini, o konuma özgü parıltıyı hatırlarına getirerek yaparlar.

http://www.sessizbilgi.com/dosya/files/gozler.jpg

Birleşim noktasının hareket etmesini niyet ederek, niyet gözlerle çağrılır.


Sıradan insanın gözleri de niyetten etkilenir. Ama onların bir savaşçıya kıyasla daha az enerjisi vardır. Büyücülerin sıradan insanlara karşı sahip oldukları tek üstünlük, enerjilerini biriktirmiş olmaları, dolayısıyla niyetle daha kesin ve açık bir bağlantılarının olmasıdır. Doğal olarak, bu da istediklerinde gözlerinin parıltısını birleşim noktasını hareket ettirmek için kullanarak, yeniden toparlama yapabilmelerine sebep olur.

Nagual Juan, iz sürme sanatı ile gözlerin ilişkisini Nagual Carlos’u yaşlı ve çarpıntısı olan bir adam olarak kandırmak için nasıl kullandığını anlatmıştır.  N. Juan’ın gözlerince denetlenen kararlılığı, kendi birleşim noktasını hareket ettirmiş. Yaşlı olmayı niyet eder etmez, gözleri, parıldamasını yitirmiş. Gözlerindeki parıldamanın kayboluşu, onları “yaşlı adam konumunu” niyet etmek için kullanmasındanmış. Birleşim noktası o konuma ulaştığında, görünüşte, davranışlarında ve duyumsamada da yaşlanabilirmiş.

Özetlemek gerekirse, büyücülerin gözlerindeki parıltıya ve bakışlarına bu kadar önem vermelerinin nedeni, gözlerin niyetle dolaysız bağlantısı yüzündendir. Niyet, mantıkla değil, gözlerle deneyimlenir.

SÖZCÜKLER…

Sözcüklerin tınısı ve anlamı iz sürücüler için son kerte önemlidir. Onlar için sözcükler, kapalı olan herhangi bir şeyi açmak için kullanılan anahtarlardır. Bu nedenle iz sürücüler amaçlarına ulaşmaya girişmeden önce onu söylemek zorundadırlar. Ama gerçek amaçlarını başlangıçta açığa vuramazlar, yani sözcükleri, amaçlarının öz anlamını gizlemek için, dikkatlice dile getirirler.

Nagual Elîas bu eylemi “niyeti uyandırmak” olarak adlandırmıştır. Örneğin, Nagual Juan henüz bir çömezken,  Nagual Julian,  tüm ev sakinlerinin önünde, “bir darbede tinin ne olduğunu ve nasıl tanımlanacağını ona kesin bir şekilde göstereceğini” belirterek niyeti uyandırmıştır. Ardından, yüzme bilmeyen Juan Matus’u kucaklayıp azgın akan nehre fırlatıvermiştir.

2

Cvp: İz Sürücülerin Gizemi: Gözler ve Sözler

Gözlerle birleşim noktasını kaydırmayı, bakış açısını değiştirmektir gibi anlıyorum, mesela kitapta bolca örnekleri var, Castaneda lokantada yemek artığı toplayan çocuklara acıyor, ama don Juan bu duruma başka bir bakış açısı getiriyor, veya Castaneda ezilen Yaqui Kızılderilileri için don Juan'nı tepkisiz kalmakla suçluyor ama don Juan olaya farklı bir bakış açısı getiriyor, gibi..